TEKNOLOJİ

Herkes “İşitme”nin ne olduğunu bilir. “İşitme Kaybı” ise oldukça açıklayıcıdır. İşitme hakkında konuşurken sıkça duyduğumuz fakat anlamı çok net olmayan “rezidüel (kalıntı) işitme” olarak adlandırılan bir kelime vardır. Peki, rezidüel işitme nedir? Önemi nedir?

Bir kişinin sensörinöral işitme kaybına sahip olması, belli bir frekanstaki ve belli bir ses seviyesinin altındaki sesleri duyamayacağı anlamına gelir. İşitme kaybının derecesi herkeste farklıdır ve işitme kaybına sahip olmak hiçbir şeyin duyulamayacağı anlamına gelmez.

Rezidüel işitme burada ortaya çıkar. Temel olarak, işitme kaybı olmasına rağmen bazı sesleri duyabilme yeteneğine rezidüel işitme denir. Kişinin şimdiki ve gelecekteki işitme performansı üzerinde önemli etkisi olabileceği için rezidüel işitmenin varlığı önemlidir.

Rezidüel İşitme Nasıl Oluşur?

Daha önceden bahsettiğimiz gibi işitme, kokleadaki yaklaşık 20.000 küçük tüy hücresinin ses dalgalarının oluşturduğu mekanik titreşimleri elektriksel sinir atımlarına dönüştürdüğü ve beyinin bunları ses olarak algıladığı süreçtir. En yaygın işitme kaybı türlerinden biri olan sensörinöral işitme kaybı, tüy hücrelerinin eksik veya hasarlı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Bununla birlikte, çok ileri derecede işitme kaybı durumunda bile tüy hücrelerinin sayıca fazla olmaları nedeniyle bazı hücrelerin eksilmemesi veya hasar görmemesi mümkündür. Tüy hücrelerinin bazılarının eksik veya hasarlı olmadığı durumlarda rezidüel işitme meydana gelir. Bu durum, tüylü hücrelerin yine de belli ses frekanslarına cevap verebilecekleri ve hala beyine giden sinir hücrelerine bağlı oldukları anlamına gelir. En çok görülen rezidüel işitme türü alçak frekanslardaki rezidüel işitmedir. İşitme yeteneğini kaybeden bir kişi, yüksek frekanslı seslerin bir kısmını veya tamamını kaybetse bile alçak frekanslı sesleri duyabilmesi bu şekilde olur. Bu genellikle yaşlı bireylerde görülür. Dedelerimiz veya ninelerimizden alışık olduğumuz gibi genelde kuş cıvıltılarının duyulamadığı ama araba seslerinin ve/veya bazı erkek seslerinin duyulabildiği durumlar örnek olarak gösterilebilir.

Rezidüel İşitme Neden Önemli?

Rezidüel işitme, işitme potansiyelinin bir göstergesi olduğu için koklear implantlı olsun ya da olmasın işitme kaybı olan herkes için önemlidir. Koklear implantı olmayan kişiler çevrelerindeki tüm sesleri duyabilmek için rezidüel işitmelerine güvenirler. Eğer alçak frekanslarda rezidüel işitmeleri varsa, en iyi duyabildikleri sesler alçak frekanslı sesler olacaktır. Örneğin işitme cihazları, kokleaya gelen ses dalgalarını yükseltir ve rezidüel işitmeden faydalanarak kalan tüy hücrelerinin sesleri daha kolay algılamasını sağlar.

Rezidüel işitme, koklear implant kullanıcıları için de önemlidir. Bu, koklear implant elektrot dizisi yerleştirildikten sonra da rezidüel işitmenin korunduğu anlamına gelir.

İlk başta bu şaşırtıcı gelebilir çünkü koklear implantlar hiçbir rezidüel işitme duyusu olmayan kişilerde bile işitme duyusunu taklit etmek için tasarlanmıştır. Öyle ise, bir koklear implant rezidüel işitme olmadan da çalışabiliyorsa neden rezidüel işitme korunmak istensin ki?

Bunun nedeni kullanıcının sahip olduğu herhangi bir rezidüel işitme koklear implant tarafından uyarılan sesleri destekler, bu da kullanıcının mümkün olan en iyi işitmeye sahip olabileceği anlamına gelir. Koklear implant inanılmaz bir teknolojidir ve bir insan duyusunu taklit eden tek teknolojidir. Ancak, rezidüel işitme hala yapay elektriksel bir uyarımdan daha iyidir.

Dahası, yeterli rezidüel işitmesi olan bir kişi, Elektro-Akustik Stimülasyon veya kısaca EAS adayı olabilir. EAS, alçak frekanslarda rezidüel işitmesi olan bireyler için tasarlanmış bir tür işitme implantıdır. Hem yüksek frekanslı seslerde elektriksel uyarım hem de alçak frekanslı seslerde akustik amplifikasyon yaparak koklear implantın tek başına sağladığı işitme performansından daha iyisini sağlayabilir.

Rezidüel işitmesi korunan birinin kokleasının gelecekte geliştirilecek herhangi bir terapi veya teknolojiden daha iyi yararlanabileceğine inanıyoruz.

Rezidüel İşitme Nasıl Korunur?

Rezidüel işitmenin korunması ya da Yapıların Korunması (Structure Preservation) hakkında iki temel görüş vardır. Birincisi elektrot dizilerinin tasarımı ile ilgilidir. İkincisi ise cerrahın tekniği ile alakalıdır. Burada elektrot dizilerinden bahsedeceğiz. Ancak cerrahi tekniğinde çok önemli olduğunu belirtmek gerekir.

İlk elektrot dizimiz geliştirildiğinden bugüne kendimizi rezidüel işitmenin korunmasına adadık. Yumuşak ve esnek olacak şekilde tasarlanmış elektrot dizilerinin kokleada bulunan 20.000 hassas tüy hücresini korumak için en iyisi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden tüm elektrot dizilerimiz benzersiz olarak dalga şekilli (zigzag) tellere ve esnek bir tasarıma sahiptir. Bu şekilde kokleaya nazikçe yerleştirilebilir ve tüy hücrelerine zarar vermeyerek rezidüel işitmenin korunmasına yardımcı olur.

Yapıların korunması için tasarlanmış bir elektrot dizisinin nasıl göründüğü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, MED-EL elektrot dizilerinin yumuşak ve esnek tasarımı ile alakalı blog yazımıza göz atın.

SONNET 2’yi duydunuz mu? En yeni koklear implant ses işlemcimizin sizler için nasıl geliştirildiğini keşfedin.

 

Comments

comments

ÖNERİLEN GÖNDERİLER