KULLANICI HİKAYELERİ

Hayatıma Dokunan Bir Teknoloji: Koklear İmplant Yolculuğum – Sercan’ın Hikayesi

Bir sesi ilk kez gerçekten duyduğun anı hatırlıyor musun? Ben hatırlıyorum. Bir arabanın motor sesi… Yağmurun yere düşerken çıkardığı o ses… Ve yıllarca “duyuyorum ama anlamıyorum” dediğim seslerin bir gün anlam kazanması… Bu yazı, 6 yaşında işitme kaybıyla başlayan ve MED-EL koklear implant sayesinde yeniden şekillenen hayatımın hikayesi. Sabırla, emekle ve teknolojiyle gelen bir dönüşümün; seslere, hayata ve kendime yeniden bağlanışımın hikayesi…

Ben Kimim?

Merhaba, ben Sercan Şahin. Doğma büyüme İstanbulluyum, aslen Sivaslıyım. 35 yaşındayım ve bir kamu kurumunda görev yapan bir Bilgisayar Mühendisiyim. Ailemle birlikte Ege’nin incisi İzmir’de yaşıyorum. Aynı zamanda 19 yıldır MED-EL koklear implant kullanıcısıyım. İlk 17 yılımı OPUS 2 ses işlemcisi ile sürdürdüm. Son 2 yılımı ise SONNET 2 ses işlemcisi ile sürdürüyorum.

İşitme Kaybıyla Tanışmam

Dünyaya tamamen normal bir bebek olarak geldim. Ancak sebebi bilinmemekle beraber tahminen geçirdiğim ateşli hastalık, havaleler sonrası 6 yaşımda her iki kulağımda da bilateral sensörinöral ileri derecede işitme kaybı ortaya çıktı. 90’lı yıllarda evlerin vazgeçilmezi olan büyük kasetçalarlarla müzik dinlemeyi çok severdim. Bir pazar günü, teybin sesini sonuna kadar açmıştım; evdekileri rahatsız ettiğimi bile fark etmeyince ailem bir şeylerin yolunda gitmediğini anladı. Yapılan odyolojik testler sonucunda ileri derecede işitme kaybım olduğu ortaya çıktı ve hayatıma işitme cihazlarıyla devam etmeye başladım.

İşitme Cihazlarıyla Geçen Yıllar

O yıllarda analog işitme cihazları vardı. Her iki kulağımda da analog cihazlar kullandım. Zamanla dijital cihazlara geçtim. Dijital cihazlar sesleri ayırt etmemi bir nebze kolaylaştırsa da sağ kulağımdaki kayıp daha fazlaydı. Sesleri duyuyor ancak boğuk geldiği için anlamlandıramıyordum. Hayatımı büyük ölçüde sol kulağımla idare ettiriyordum.

2006 yılına kadar koklear implantın adını dahi duymamıştım. İnternet ve sosyal medya henüz çok yaygın değildi ve çevremde de implant kullanan kimse yoktu.

Koklear İmplantla İlk Kez Tanışmam

Bir gün dayımın oğlu – yaşça benden büyük kuzenim- benimle konuşarak, Marmara Üniversitesi’nde görev yapan bir KBB profesörü arkadaşından bahsetti ve bana ilk kez “koklear implant”tan söz etti. Daha iyi duyabileceğimi söylediğinde, bunu klasik bir işitme cihazı gibi takılıp çıkarılan bir şey sandım. Ameliyat gerektirdiğini öğrenince duygularım tamamen nötr kaldı.

Yıllardır işitme cihazlarından tam verim alamıyordum ve “Ne kadar fark edebilir ki?” diye düşünüyordum. Meğer ne kadar yanılmışım…

Üniversite ve Karar Anı

Ortaokul yıllarımda İngilizce derslerimde oldukça başarılıydım. İngilizce öğretmenim Damla Oruçoğlu, benim için bu yolculuğun en önemli isimlerinden biriydi. Sınıfındaki en iyi öğrencilerinden biriydim ve İngilizceyi gerçekten çok seviyordum. Bu sevgi, üniversite tercihlerime de doğrudan yansıdı. Bilgisayar Mühendisliği bölümlerini seçerken özellikle eğitim dili İngilizce olan üniversiteleri tercih ettim.

Lise son sınıfta, tercih döneminde rehberlik öğretmenim listemi incelediğinde bana dönüp, “Bunların hepsi İngilizce eğitim veriyor, yapabileceğine emin misin?” diye sordu. Hiç tereddüt etmeden “Evet” dedim. Hatta şunu ekledim: “İnsanın başarmak istediği hiçbir şey imkansız değildir. Ben İngilizceyi seviyorum ve bu yüzden okuyacağım.” O günkü kararlılığım ve cesaretim, bugün bile hala hatırladığım bir dönüm noktasıdır.

2007 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandım. Eğitim dili yüzde yüz İngilizceydi ve ayrıca tam burslu olarak öğrenim görmeye hak kazanmıştım. Ancak mevcut işitme cihazlarımla bu zorlu eğitimi başarıyla tamamlamanın benim için ne kadar güç olacağının da farkındaydım. Tam da bu noktada, dayımın oğlunun söylediği “Koklear implantla daha iyi duyacaksın” cümlesi zihnimden hiç çıkmıyordu.

Sonunda koklear implant ameliyatına onay verdim. 25 Aralık 2007, hayatımın en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde ameliyat oldum. Ameliyatımı gerçekleştiren Prof. Dr. Çağlar Batman ve odyolojik sürecimi yürüten Prof. Dr. Ayça Çiprut, hayatıma dokunan çok değerli isimler oldular. Kendileriyle hala görüşüyor olmaktan büyük mutluluk duyuyor, bu yolculukta emeği geçen bu kıymetli insanları her zaman saygıyla anıyorum.

Bu Yolculukta Annem ve Babam

Bu hikaye aslında sadece benim hikayem değil. Aynı zamanda annemin sabrının, babamın gücünün ve ikisinin de hiç azalmayan inancının hikayesi.

İşitme kaybım ortaya çıktığında henüz 6 yaşındaydım. Ne olduğunu tam olarak anlayamayacak yaştaydım ama annem ve babam, o günden itibaren hayatlarını benim seslere tutunabilmem için yeniden şekillendirdiler. Doktor randevuları, odyoloji testleri, cihaz ayarları… Hepsinde yanımdaydılar. Yoruldular, endişelendiler ama hiçbir zaman bunu bana hissettirmediler.

Annem, kelime çalışmalarında en büyük destekçim oldu. Önüme kelimelerin yazılı olduğu kağıtları koyup, aynı kelimeyi defalarca sabırla tekrar ettirdiği günleri hiç unutmuyorum. Bazen ben yorulurdum ama o hiç vazgeçmezdi. Babam ise her küçük ilerlememi büyük bir başarı gibi görür, bana her seferinde “Bak, olacak” derdi. O cümle, yıllar boyunca en güçlü motivasyonum oldu.

Koklear implant kararı aşamasında da yine en büyük destekçim ailemdi. Korkularımı, tereddütlerimi en iyi onlar biliyordu. Buna rağmen bana hiçbir zaman baskı yapmadılar, sadece yanımda durdular. Ameliyat günü hastane koridorunda beklerken, onların gözlerindeki endişe ile umudun aynı anda var olduğunu bugün bile çok net hatırlıyorum.

Bugün duyduğum her sesin, ayırt edebildiğim her kelimenin arkasında; annemin bitmeyen sabrı, babamın sessiz gücü ve ikisinin de bana olan sarsılmaz inancı var. Eğer bugün bu yolculuğu anlatabiliyorsam, bunun en büyük payı onlara aittir. Geceyi gündüze, yorgunluğu umuda dönüştürerek yürüdüler benimle. Yorulduklarını hiç söylemediler. Korkularını içlerine saklayıp bana cesaret verdiler. Düştüğümde ellerimden tuttular, duyamadığımda benim yerime duydular. Bugün bu dünyanın sesleri kalbime ulaşıyorsa, bunun sebebi annemin sınırsız sevgisi, babamın sessiz ama dimdik duruşudur. Bazı emeklerin karşılığı yoktur, sadece ömür boyu minneti vardır. Benim hikayem onların duasıyla yazıldı.

MED-EL Tercihim

Ameliyat öncesi koklear implantlar hakkında hiçbir bilgim olmayıp, teknik detaylara çok hakim değildim. Ancak, bu cihazın ömür boyu benimle olacağını biliyordum. Bu yüzden tasarım benim için önemliydi. MED-EL Opus 2’nin tasarımı beni etkiledi ve tercihim MED-EL oldu.

“Bugün dönüp baktığımda, “İyi ki MED-EL” diyorum. Benim için sadece bir cihaz değil, adeta bir yaşam ortağı.”

Sercan Şahin

MED-EL Kİ Kullanıcısı

Ameliyat Sonrası Sabır ve Emek

Koklear implant sonrası süreç, sandığımdan çok daha fazla sabır ve zaman gerektiriyordu. İlk aktivasyonda gelen sesler, yıllardır kullandığım işitme cihazlarından çok da farklı değildi. Duyuyordum ama anlamıyordum.

Zamanla fark ettim ki koklear implant bir sihir değil. Tıpkı yeni doğan bir bebeğin yürümeyi ve konuşmayı öğrenmesi gibi, kulak ve beynin de zamana ihtiyacı var. Kelime çalışmaları yaptım, sesleri defalarca dinledim. Araba kullanırken motor sesini duymak bile beni inanılmaz mutlu ediyordu.

MED-EL ile Gelen Fark

MED-EL’in çok kanallı elektrotları sayesinde sesler doğrudan kokleaya, yani kulağın en derin noktasına kadar iletiliyor ve oradan beynimize aktarılıyor. Bu teknoloji hayatımı derinden etkiledi.

Tek mikrofonlu OPUS 2’den, çift mikrofonlu SONNET 2’ye geçtiğimde özellikle gürültülü ortamlarda duyma ve ayırt etme yeteneğim daha da gelişti.

Koklear İmplant Adaylarına Tavsiyelerim

  1. Sabırlı olun. İmplant takılır takılmaz her şeyi anlamayı beklemeyin. Duyabilirsiniz ama anlamak için zaman, sabır ve emek şarttır.
  2. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Kimi 6 ayda, kimi 2 yılda, kimi daha uzun sürede sesleri anlamlandırır. Bu süreç tamamen kişiseldir.
  3. İşlemcinize çok iyi bakın. Nemden, yağmurdan ve darbelerden koruyun. Her gece nem alıcıya koymayı ihmal etmeyin. OPUS 2 ses işlemcimi 17 yıl boyunca sorunsuz kullandım, hala da yedek olarak saklıyorum.
  4. Yeni doğan bebeğiniz ya da benim gibi henüz çocuk yaşta işitme kaybı ortaya çıkan evladınız için korkmayın. Endişe etmeyin… Aksine, şanslısınız. Çünkü öyle bir zamandayız ki teknoloji, çocukların sessizliğe mahkum olmasına izin vermiyor. MED-EL, bu yolculukta yalnız olmadığınızı size her adımda hatırlatacak.

Siz çocuğunuzun elinden tutup onu bir fidan gibi büyütürken, fark etmeden siz de onunla birlikte büyüyecek, güçlenecek ve gençleşeceksiniz. Zorlandığınız anlar olacak; ama unutmayın, karamsarlık bu yolun bir parçası değildir. Umudunuzu hep canlı tutun, gözünüzü çocuğunuzun yarınlarına dikin.

Sabretmeyi ve emek vermeyi hiçbir zaman bırakmayın. Çünkü bu yol, anne ve baba olarak bu dünyadaki en kıymetli sınavınızdır. Ve inanın, zamanı geldiğinde meyvesini mutlaka verir. Belki çocuğunuz bir gün mühendis olur, belki hakim, belki avukat, belki doktor ya da mimar… Kim bilir? Ama şundan emin olun: Umutla büyüyen hiçbir çocuk yarım kalmaz.

Geleceğe Bakış

6 yaşında analog işitme cihazlarıyla başlayan yolculuğum, koklear implant sayesinde bambaşka bir noktaya ulaştı. Teknoloji hızla gelişiyor; yapay zeka artık hayatımızın merkezinde. MED-EL mühendislerinin ve tüm çalışanlarının bu gelişime öncülük edeceğine, biz kullanıcıların yaşam kalitesini daha da artıracağına inancım tam.

Son Söz

MED-EL koklear implant sayesinde kuşların sesini, yağmurun sesini, şelaleden akan suyun ve cep telefonundan insanların seslerini ayırt edebilmek tarifsiz bir mutluluk. Bu yolculukta emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Teşekkürler, Sercan!

Referanslar

Mesajınız için teşekkürler. En kısa sürede cevap vereceğiz.

Bize mesaj gönderin

Alan zorunludur

John Doe

Alan zorunludur

name@mail.com

Alan zorunludur

What do you think?

Mesaj gönder

© MED-EL Medical Electronics. Tüm hakları saklıdır. Bu internet sitesindeki içerik yalnızca bilgi amaçlıdır ve tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Özel ihtiyaçlarınıza uygun işitme çözümü türünü öğrenmek için lütfen doktorunuz veya işitme uzmanınızla iletişime geçiniz. Gösterilen ürünlerin, özelliklerin veya endikasyonların hepsi her bölgede kullanıma açık değildir.

Yorum işleniyor

Üzgünüz. Bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.

Geri bildiriminiz için teşekkürler. Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Yorum bırak