KONUKLARIN KALEMİNDEN

Merhaba. Adım Ceren 23 yaşındayım. Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehri olan Antalya’da doğdum. Eğitimim sebebiyle son dört yılımı yavru vatan Kıbrıs’ta yaşadım. Kendimden kısaca bahsedecek olursam sol kulağım doğuştan duymuyor. Sağ kulağım da ben henüz 2 yaşındayken geçirdiğim kabakulak hastalığı yüzünden işitme yetisini kaybetti. Ailemin durumu hemen fark edip hızla harekete geçmesi sayesinde çok geç olmadan İzmir Bozyaka E.A.Hastanesi’nde Koklear implant ameliyatı oldum.

Hastanede benim gibi birçok çocukla tanışıp arkadaşlık kurduğumu ve onlarla sürekli oyunlar oynadığımı hatırlıyorum. Bu arkadaşım Emre. Onunla sürekli oyunlar oynadığımı hatırlıyorum.

Ses işlemcimi sonunda taktıklarında ilk başlarda seslerden rahatsız olduğum için takmak istemediğimi ama daha sonra onsuz yapamadığımı fark ettiğim zaman ses işlemcimi  takmaya başladım. Yalan söylemeyeceğim zorlu bir dönemdi ama aynı zamanda çok değerli bir süreçti. Aileme konuşma eğitimi ile işaret dili eğitimi seçeneklerini sunduklarında ailemin konuşma eğitimine odaklanmayı tercih etmeleri bambaşka bir güzellikti. Okuma ve yazmayı öğrendiğim andan itibaren gördüğüm birçok yazıyı sesli okumaya başlamıştım. Kitaplarımı bile sesli okuyordum. Bence kitaplar konuşmamı etkileyen en önemli unsurlardan biri.

Çocukken göğüs kısmında taşıdığım bir ses işlemcisi  vardı. Onun  uzun kablosu ve sürekli önümde olan çantayla çocukluğum geçmişti. Küçücük bir çocuk için tüm gün taşıdığı bir ağırlık olabilir ama onunla gösteriş yaptığımı hatırlıyorum. Evcilik oynarken her zaman anne rolüne sahip olmam bu küçücük vücudumda olan büyük bir cihazdandı.

Bu cihazdan sonra kulak arkası ses işlemcisi  kullanmıştım. Kulağımın arkasında yaptığı hafif baskı sayesinde sağ kulağım hafif kepçe ama kesinlikle sorun değil. Duymam önemli tam kepçe olsa da sorun olmazdı.  Şimdi Rondo model cihaz kullanıyorum. Saçlarımın arasında kaybolması o kadar hoşuma gidiyor ki. Çünkü ne zaman yeni insanlarla tanışsam; onlara işitme engelli olduğumu söylediğimde demek istediğim şeyi anlamıyorlar. Saçlarımın arasında kaybolan Rondo’yu gösterdiğim zaman şaşırıyorlar. İlk başta o cihazın nasıl orada durduğunu anlamıyorlar, daha sonra işitme engelli birinin nasıl da bu kadar rahat konuşabildiğini soruyorlar ve işin ilginç yanı en son işitme engelli olmamın çok havalı olduğunu söylüyorlar. İlk duyduğumda şaşırmıştım. Nedenini sorduğumda bana her zaman aynı şeyi söylediler; “Karşındaki insanı duymak istemediğin zaman cihazını kapat ve keyfine bak. Keşke ben de bunu yapabilsem” diyorlar. Bu gerçekten komik ve ilginç bir bakış açısı. Bu bilgiyi öğrendikleri zaman aşırı özen ve ilgi gösteriyorlar. Eh! bazen ilgi merkezinde olmak güzel bir şey aslında.

Koklear İmplant ile Eğitim Hayatım

Eğitim hayatım işitme engellilerin gittiği okullarda değil de normal eğitim görülen okullarda geçti. Bu tür eğitime karma/kaynaştırma eğitimi deniliyor. Şimdiye kadar eğitim hayatımda öğretmenlerim bana özellikle yardımcı oldular. Özel olarak ilgilenip ne yapıp ne yapmayacağımı anlattılar. İlkokul hayatımda gördüğüm destek ve ilgi tamamen farklı olmakla beraber lise hayatım daha farklıydı. Bir çok öğretmenim ve arkadaşlarım benim iyi bir yerlere gelebilmem için uğraş ve gayretle destek oldular. Çoğu zaman onların desteğine gerek kalmadan kendimin yapabildiğini gördüklerinde yanıma gelip benimle gurur duyduklarını ve benden diğer sınıflarında bahsettiklerini söylemişlerdi. Onlara göre ben engelli bir birey değildim. Onlar için tamamen özel bir bireydim. Onların desteği sayesinde İngilizce Öğretmenliği okudum.

Artık mezunum ve bir kolejde öğretmen olarak iş hayatına atılmak üzereyim. Hedefim de Özel Eğitim Öğretmenliği alanında İşitme dalında yüksek lisans yapmak var. İşitme engellilerin duydukları seslerin işitme engeli olmayan insanların duydukları seslerden farklı olabileceğini biliyorum. Bu yüzden onlara özel olarak İngilizce öğretmeyi hedefliyorum. Sadece İngilizce değil bunun yanı sıra başlangıç seviyesinde Korece biliyorum ve umarım ki Korecemi de İngilizce gibi akıcı yapabilirim.

Koklear İmplant Hayatımda Ne Değiştirdi?

Koklear implantsız dünyayı renkle anlatacak olursam bu kesinlikle siyah olurdu. Simsiyah bir ortamda tek başınıza oturduğunuzu düşünün ve ileride bir ışık var. O ışığa ulaşabilmek için bir şeye ihtiyacınız var ve o ışığın kaynağı KI. Koklear implant kesinlikle hayatıma renk kattı.  Müzik dinleyebiliyorum, arkadaşlarımın dertlerini dinleyebiliyorum, annemin, babamın, kardeşimin sesini duyabiliyorum ve onlarla konuşabiliyorum. Onlarla iletişime geçebiliyorum. İngilizce’yi duyarak öğrendim. Korece dilinin temelini de duyarak atmış oldum. Garip değil mi? İşitme engeli olan bir insan ikinci dilini duyarak öğreniyor. İmkansız diye bir şey yoktur. Belki bu hayata 1 adım geriden geldik ama şu anda sizlerle aynı yolda yürüyoruz. Eğer çocuğunuza inanırsanız ve her zaman onlara destek çıkarsanız, çocuklarınız sadece kendisi için değil, sizin için de çaba harcar. Destek göstermek çok önemli bir unsur. Kitap okumaya teşvik edin. Eline teknolojik aletler vermeyin. Birkaç boya ve kağıt verin, hayal güçlerini kullansınlar. Onlarla konuşun ve onların yanında olduğunuzu her zaman belli edin. Bu onların öğrenimleri için en büyük motivasyon kaynağı olacaktır.

Hoşçakalınız,

 

Teşekkürler Ceren,

Comments

comments

ÖNERİLEN GÖNDERİLER