KONUKLARIN KALEMİNDEN

Merhaba, ben Hazal. 22 yaşındayım ve İstanbul’da yaşıyorum. Bugün bu yaşam öyküsünü,  mucize bebek olarak hayata tutunan kardeşim Çınar sayesinde yazıyorum. Kardeşim 10 yaşında ve 7 yıldır MED-EL marka koklear implant kullanıyor.

Bundan on yıl önce kardeşimin olacağını öğrendiğimde tüm dünyalar benim olmuştu. Tüm aile sevinçle ve merakla kardeşimin dünyaya gelişini bekledik. Her aile gibi sağlıklı bir bebek beklentisi içindeydik ve aksi bir durumu hiç düşünmemiştik. Kardeşimin solunum sıkıntısı ve çoklu organ yetmezliği ile dünyaya gelmesi her şeyi değiştirmişti. Doğumdan hemen sonra yoğun bakıma alındı ve 40 günlük yoğun bakım süreci böylece başlamış oldu. Ailecek o anın şoku ile bir süre durumu idrak edememiştik ve sonrası inanılmaz bir üzüntüydü. Doğumdan sonra kardeşimi ilk defa yoğun bakımda gören kişi bendim. Kardeşimle tanışmayı hiç böyle hayal etmemiştim, o yüzden o anı hafızamdan ömür boyu silemem. O zamanlar ailem ile Balıkesir’de yaşıyordum. Kardeşimi daha doğduğu gün hızlı ambulans ile Balıkesir’den Bursa’ya sevk etmişlerdi. Annem durumu henüz bilmiyordu, bunu ona açıklamak ise en zoruydu. Bundan sonraki 3 ay kardeşim hastanede tedavi altındaydı ve benim için de ailemden uzak geçirdiğim bir süreç olmuştu. O dönemde benim için en önemli şey kardeşimin hayata tutunmasıydı. Onu sağlıkla ve evde göreceğim an için günleri sayıyordum.

Doktorlar durumunun çok kritik olduğunu ve yaşamasının bir mucize olduğunu söylemişlerdi. Ama Çınar o kadar savaşçıydı ki tüm gücüyle hayata tutunmuştu. Bu nedenle doktorları ona mucize bebek Çınar demişlerdi.  Çoklu organ yetmezliği ve solunum sıkıntısı ile doğduğu için birçok sıkıntılı süreçten geçmişti.

Kardeşim, önce Acıbadem Hastanesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesinde kırk günlük yeni doğan yoğun bakım sürecinden sonra normal odaya alınmıştı. Tam bu sıralarda annem, dikkati sayesinde kardeşimin 1.5 aylık iken yatağın demirlerinin çıkardığı yüksek sese tepki vermemesinden dolayı işitme kaybından şüphelenmişti. Şüphelerinden dolayı hastaneden işitme tarama testi talep etmiştik ve kardeşim bu testten geçememişti. Bu durum tüm aileyi daha da üzmüştü. Aylarca kardeşimin hayata tutunmasını beklerken ve her şey düzeldi tedavisi yanıt verdi derken bu sefer de işitme kaybını öğrenerek bir kez daha üzülmüştük. Üzüntümüz çoktu ancak annemin ve babamın sağ duyusu, umudu ve çabası ile bu süreçte inkar etmeden elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırdık. Kardeşim, gelişim olarak yaşıtlarından daha geride geliyordu ve hafif derecede serebral palsisi olduğu yapılan tetkikler ile ortaya çıkmıştı. Kardeşimin diğer sağlık sorunları ile ilgili tedavisi devam ettiğinden dolayı işitmesi için kapsamlı bir teste gitmesi zaman almıştı. Daha sonra 9 aylık iken bilateral olarak işitme cihazı kullanmaya başlamıştı. Cihazlanma sürecinden sonra takibi ve eğitimleri Bursa Odyomed’de yapılmıştı. Kardeşimin cihazlarına alışma süreci zor olmuştu, sürekli çıkarıyor ve kullanmak istemiyordu. Ancak annem bu konuda tutarlı bir yol izliyordu, kardeşim cihazlarını çıkardıkça annem ısrarla takıyor ve kardeşime onun için önemli bir şey olduğunu hissettiriyordu. Çınar’a cihazlarını sevdiren, Meders’in odyologlarından Svetlana hanımın da bu konuda katkısı çok büyüktür. Ona da bu vasıta ile teşekkür etmek istiyorum.

Sonraki süreçte 2 yaşına kadar üç kez Ankara’ya Prof. Dr. Esra Yücel’e gitmiştik. Yapılan testlerde işitsel nöropatiden şüphelenilmişti. 2014’te üç yaşına az bir süre kaldığında Odyomed’de Çınar ile ilgilenen Uzm. Ody. Elçin Mıhçı kardeşim için koklear implant önerisinde bulunmuştu. Karar süreci annem ve babam için çok zor olmuştu. Çünkü etrafımızda fazla örneği yoktu ve kardeşimin çok fazla hastane geçmişi olduğu için biraz çekiniyorlardı. Ancak kardeşimin duyması her şeye değerdi. 2014 yılında İzmir Şifa Hastanesinde Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer tarafından kardeşimin koklear implant ameliyatı yapılmıştı. Böylece asıl mucizevi süreç başlamış oldu.

Okulum olduğu için kardeşimin ameliyatına gidememiştim, ameliyat sonrası eve döndüğünde çok değişik duygular içerisindeydim. Hem üzgün hem de umutluydum. Ancak zamanla anlamıştım ki o ameliyat olmasaydı kardeşim şuan sessiz bir dünyada olacaktı ve bunun üzüntüsü çok daha büyük olurdu. Ameliyat olduktan sonraki 6 aylık süreçte kardeşimin koklear implantına alışması çok zor olmuştu, sürekli çıkarmak istiyordu. Ancak annem ve babamın bu süreçte de tutarlı bir yol izlemesi ve rehabilitasyon desteği ile kardeşim 6 aydan sonra koklear implantına alışmıştı. Kardeşimin koklear implant sayesinde önceden duyamadığı ufak sesleri duyması, bizi anlaması, zamanla kelime ve cümleler kurması çok mucizevi bir durum.

Koklear implant ameliyatından sonra da Bursa Odyomed’de özel eğitime devam etmiştik. Annemler ile gidebildiğim zamanlarda ben de derslere dahil oluyordum. Evde kardeşimle sürekli sohbet edip onunla vakit geçirmeye özen gösteriyorduk. Annem başta olmak üzere babam ve ben kardeşim için çok emek veriyorduk. Onun söylediği bir kelime bizim için dünyalara bedel oluyordu. Kardeşim şuanda ilkokul 3. Sınıfa gidiyor. Derslerinde başarılı bir öğrenci, insan ilişkilerinde de çok sosyal ve konuşkan.

Kardeşim şuanda bana abla diyebiliyor, uzun cümleler kurup, her geçen gün öğrendiği yeni kelimelerle beni ve ailemi şaşırtabiliyorsa bu başta doktorumuzun sonra da tüm bu süreçte Çınar ile ilgilenen odyologlarımız sayesindedir. Ailecek yaşadığımız bu zorlu süreçte koklear implantın ve odyologlarımızın önemini yaşayarak anladık.

Tüm bu süreç yaşanırken ben de üniversite sınavına hazırlanıyordum ve odyolog olmaya karar vermiştim. Hayalim, kardeşim Çınar gibi olan tüm insanlar için umut olabilmekti. Ve hayalimi gerçekleştirdim. Şuanda İstanbul’da Meders’te odyolog olarak çalışmaktayım. Mesleğimle gurur duyuyorum, benim için manevi yönünü anlatmaya cümleler yetmez. Tüm koklear implant kullanıcısı kişilerin ve ailelerinin yaşadığı zorlu süreçlerin bilincinde bir odyolog olarak her gün aynı heyecan ve azimle mesleğimi yapmaya devam edeceğimi biliyorum. Çünkü koklear implantın insana kattığı her mucizeye yakından tanıklık etmiş bir abla ve odyoloğum.

Son olarak her koşulda benim ve kardeşimin yanında olan asıl kahramanlarımız annem ve babama çok teşekkür ediyorum. Daha sonra doktorumuz Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, Prof. Dr. Esra Yücel, Uzm. Ody. Elçin Mıhçı, bu süreçte yanımızda olan ve olmaya devam eden tüm Meders ailesine sonsuz teşekkür ediyorum.

Teşekkürler Hazal,

ÖNERİLEN GÖNDERİLER