KONUKLARIN KALEMİNDEN

Merhaba, biz Aykurt kardeşleriz. Nazik ve Nur Aykurt. Aramızda 2 yaş var. İkimiz de devlet memuruyuz ve Eskişehir’de yaşıyoruz. İkimiz de Türkiye İşitme Engelliler Kadın Hentbol takımında milli sporcuyuz.

Nazik Aykurt

Ben Nazik, ailem işitme sorunumun olduğunu anladığında 5 yaşındaydım. O zamanlar ; annem bir şey getirmemi istediğinde, annemin bir şey getirmemi istediğini anlıyordum ama ne getirmemi istediğini bir türlü anlayamıyordum. Okulda da öğretmenin sesini duyardım ancak çoğu zaman duyduklarımı anlayamazdım. Yıllar geçtikçe kulaklarım işitme yetisini zamanla kaybetti. İlk işitme cihazım 10 yaşımdayken önerildi. Çeşitli dönemlerde 3 farklı işitme cihazı denediğim halde, hiçbir zaman 1 aydan fazla kullanamadım. İşitme cihazı var olan sesi sadece arttırıyordu ancak sesleri anlama konusunda bir farklılık yaratmıyordu. 18 yaşımdan sonra işitme kaybım hızla ilerledi. İnsanlarla iletişimim dudak ve mimik okumayla gerçekleşiyordu.

Koklear implantımın takıldığı 27 yaşıma kadar dünyamın çoğu sessizdi. Benim de artık bu sessizlik canımı sıkıyordu.  ‘‘Son kez doktora gideceğim ve ne önerirse kabul edeceğim” diyordum. Aslında canımı sıkan sebebi bilinmeyen kulak çınlamalarıydı. Bu çınlamalar beni uykumdan uyandıracak kadar fazlaydı. Böylece İzmir’de yeni bir doktora gittik. Verim alma ihtimali yüksek” dediğinde hemen kabul ettim. Zaten sessizlikteydim işe yaramasa ne kaybedecektim ki?  Ailem ameliyat fikrinden dolayı endişeliydi ama doktorumuz işlemleri anlatarak bu endişelerimizi giderdi. Aslında bu kadar kolay karar vermemde iş arkadaşımın da etkisi büyüktür. Onun da 6 aylık kızı işitme engelliydi.  Benimle tanışana kadar işitme engelli kimse tanımamıştı. Bizi görünce umutlu ve iyimser olmaya başlamıştı. Ben de deneyimlerimi ve diğer işitme engelli kişileri anlatarak dünyanın sonu olmadığını söylüyordum. Birlikte bir doktor bulduk. Kızı koklear implant ameliyatından sonra hiç ummadığı kadar yüksek verim alınca ikimiz de havalara uçtuk. Beni Koklear implant’a ikna etmeye çalıştı. Benim yaşımın 27 olması sebebiyle endişeliydim çünkü kolay adapte olamamaktan korkuyordum.  Ayrıca ülkemizde 4 yaşına kadar çocukların çift taraflı implantlarını sigorta karşılıyordu ama benim sadece bir kulağımı karşılıyordu. İş arkadaşım da bana “ne kaybedersin ki, tek kulakla bile hayatında büyük değişiklik olur” diyordu. Onun deneyimindeki olumlu sonuçları görünce bende şansımı denemek istedim. İyi ki de denemişim.

Aynı gün içinde ben sabahtan, Nur da öğleden sonra ameliyat olduk. Ömrümüz boyunca kafamızın içinde bir cihaz olacaktı o yüzden MED-EL’i seçtik. İç cihazda son teknoloji Med-el Synchrony ST modeli ilgimi çekmişti. MR’a girebilen cihaz. Bu önemsiz ayrıntı gibi gelebilir, sonuçta bir insan hayatında kaç kez MR’a girer ki? Ama ikimizin de sağlık geçmişinde havale geçirme deneyimi var. Bir daha olur mu bilemeyiz ama ya olursa? Ya da başka sebeplerden MR ihtiyacımız olursa?

Ses ayarları yapıldığı ilk gün ben mutluluktan havalara uçuyordum, tekrar duyuyorum diye seviniyordum. Bardağı masaya bırakırken çıkan ses, bir kitabın sayfalarını çevirirken çıkan hışırtı, Çeşmeden akan suyun sesi… Unuttuğumuz veya daha önce duyamadığımız binlerce ses. Ben kuşlarının ötüşünü az duyduğum zamanlarda bile

duyamazdım. Ağustos böceklerinin seslerini koklear implanttan sonra duymaya başladım. Bugün ameliyatımızın üzerinden 3 yıl geçti ve keşke daha önce yaptırsaydım diyorum. Ancak bize ulaşabilen tek doktor, Dr. Levent Olgun oldu. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Buradan kardeşimle beraber tekrar teşekkür ediyoruz.

Ve Meders firması çalışanları size de çok çok teşekkürler. Her zaman her türlü sorumuzda her zaman yanımızda olduğunuz için. Hayatımızın geri kalanında Meders ile sürekli iletişim halinde olacağız. Bir aile gibi…

Nazik Aykurt

Nur Aykurt

Merhaba. Ben Nur AYKURT. Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde memurum. Kendimi bildim bileli işitme engelliyim. Küçükken durumumun farkında değildim. Ailem, işitme engelli olduğumu fark ettiklerinde 3 veya 4 yaşlarındaydım. İşitme kaybım yaşım ilerledikçe artıyordu. Yıllardır doktordan doktora sürüklendik durduk. Tek çare kulak arkası işitme cihazıydı ben ise o cihaza karşı önyargılı olduğum için kullanmayı kabul etmedim. Dudak ve mimik okuyarak öğrenim hayatımı tamamladım. Etrafımızda hiç işitme engelli birey ve topluluk olmadığından dünyada sadece biz böyleyiz sanıyordum. İşaret dili nedir, işitme engelliler okulu, işitme kültürü nedir hiçbir bilgim yoktu. Kendi yöntemlerimle hayata adapte oldum. Örneğin okulda teneffüs zilinin  sesini duymazdım. Tüm sınıf dışarı çıkmaya başladıysa, ‘’Aa! zil çalmış teneffüs’’derdim bende çıkardım. Öğretmen arkası dönük ders anlatırken dudak ve mimik okuyamadığım için hiçbir şey anlayamazdım. Kitaptan okuyarak ya da arkadaşımın defterinden ders hakkında bilgi sahibi olurdum. İyi kötü bu şekilde üniversiteye kadar geldim. Üniversite’de Spor Bilimleri bölümünde okuyordum. Arkadaşlarımın spor esnasında çok rahat duyup verilen komutları hemen yapmasına üzülüyordum. Eh artık bende duymak istiyorum deyip ilk kulak arkası işitme cihazımı kullanmaya başladım fakat çok geç kalmıştım. Yeterli verim alamıyordum, işitme kaybım 90dB civarlarındaydı. Ve cihazın hava alıp ötüp durması çok sinir bozucuydu. Cihazımla üniversiteyi bitirdim fakat çok yetersizdi.  2017 yılına geldiğimizde 25 yaşında iken K.B.B uzmanı doktorum Sayın Levent Olgun’la yollarımız keşişti. Nazik daha ağır işitiyor sanıyorduk muayene esnasında anladık ki benim işitme kaybımın bazı kısımları onunkinden daha fazlaymış. Çok sosyal yönlü olmam nedeniyle işitme kaybımın fazla olduğunu aileme dahi hissettirmemişim.

MED-EL markasının RONDO ses işlemcisini seçmemin sebebi kablosuz olmasıydı görüntüsü çok şıktı. Beni ilk cezbeden buydu. Kullanıcı yorumlarında olumsuz yorumla karşılaşmayınca kesin kararım MED-EL’den yana oldu. Ameliyatım çok rahat geçti. Ertesi gün normal günlük hayatıma dönmüştüm. Yaklaşık 10 gün sonra da dış cihazı takıp ses ayarlarının yapılması için gittik ve o kadar büyük hayal kırıklığına uğradım ki sesleri duyunca… İlk dakikadan çok pişman oldum. Sesler bildiğim sesler değildi.Başım dönmeye, ağrımaya başlamıştı. Annemin yüzüne bakıyordum dudakları kıpırdıyor bir şeyler diyor ama ses annemin sesi değildi sanki. Neyse ki psikolog Deniz Hanım bu durumun normal olduğunu korkmamam gerektiğini, zamanla seslerin normale döneceğini sakince tekrar tekrar anlattı.

Aradan 10-15 gün geçince sesler yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Bu sefer cihazdan zevk almaya da başladım. Kullanımı çok rahattı, görüntüsü çok şıktı. Bu kadar ufacık şey ne büyük fayda sağlıyordu. Kapı zilini üst kattan duymaya başladım. Çatımızda gezen kuşların kiremitte çıkarttığı ayak sesleri, ailemin konuşmaları, komşularımın ayak sesleri, arabanın içindeki uyarı sesleri… Öğrenecek ne çok ses varmış meğerse… Ailemle telefonda konuşmaya bile başladım.

Şu an 3 yıllık koklear implant kullanıcısıyım ve asla pişman değilim. MED-EL’i herkese tavsiye ederim. Ameliyat olduktan 1 yıl sonra ablamla beraber işitme engelliler hentbol milli takımına seçildik. Cihazla ya da cihaz olmadan çok rahat antrenman yaptım.

 Biyonik kulaklı sporcuların çoğalması en büyük temennimdir. Özellikle biyonik kulaklı çocukların sporla tanışmasının geleceğe çok büyük bir yatırım olacağını düşünüyorum.

Nur Aykurt

 

 

 

Comments

ÖNERİLEN GÖNDERİLER