KONUKLARIN KALEMİNDEN

Merhaba, adım Tuğba. 34 yaşında, 8 yıllık evli ve 7 yaşında bir kız çocuğu annesiyim. Aynı zamanda mesleğine aşık bir Fen Bilimleri öğretmeniyim. Eşim Fatih ve kızım Aysima ile Ordu, Ünye’de yaşıyoruz.

8 aylık erken doğumla doğan çok sık hastalanan zayıf, çelimsiz ve her ay Ankara’da doktora götürülen bir bebektim. Bunun dışında bildiğim bir hastalığım yoktu. Öğretmen lisesi son sınıfta iken ÖSS’ye aşırı yoğun tempoda çalışan ve başarılı bir öğrenciydim. O süreçte sınıfta arkamda oturan arkadaşlarımın söylediklerini anlamaya çalışırken tekrar ettirmelere başladım. Bu durum hayatımı etkiliyordu ama işitmemde kayıp olabileceğini hiç düşünmedim. Konya Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Öğretmenliğini kazanmıştım. Üniversite yıllarımda yine lise son sınıftaki gibi söylenenleri artarak tekrarlattığım sürece giriyordum her geçen gün. Bu şekilde üniversiteyi de başarılı bir şekilde bitirdim. Şimdi sıra zorlu ve bir o kadar da stresli bir dönem olan KPSS hazırlığına gelmişti. Samsun’da öğrenci yurdunda kalıyordum ve oda arkadaşlarımın söylediklerini anlamakta zorlanmaya başlamıştım. Kalabalık olan ortamda televizyonu anlamak günden güne artık bir hayli güç oluyordu. KPSS’den beklediğim sonucu alamamak beni bir hayli üzmüştü. O günden sonra işitme kaybım hızla arttı. Yaşadığım stresin ve psikolojimin işitmem üzerinde büyük etkileri olduğunu anlamıştım. Bu böyle olmayacaktı. Doktora gitmem gerekiyordu. Doktor, sol kulakta işitme kaybımın olduğunu kulak içi işitme cihazı kullanmam gerektiğini bu kayıp artarsa işitebilmek için koklear implant ameliyatı olmam gerektiğini söyledi. Kulak içi işitme cihazı ile sorunum ortadan kısa süreliğine de olsa kalkmıştı. Cihaza uyum sağlayamıyordum yemek yerken cızırdıyor konuşurken ses yapıyor beni rahatsız ediyordu. Alışmak zorundaydım.

Koklear İmplant Süreci

Evlendim. KPSS ve evlilik bir arada olunca stresim gün be gün artmıştı. Artık kulak içi işitme cihazım bana yetmiyordu. Doktora gittim. Artan işitme kaybım için kulak arkası işitme cihazı kullanmam gerektiğini söyledi ve kullanmaya başladım. Artık anne adayıydım. Onca stresli hayatın içine onun stresini de eklemiştim. Eşimin seslenmelerini de duyamaz oluyordum. Gebeliğim sebebiyle diğer kulağımda da işitme kaybım oluşmuştu. Hep idare ediyorum şimdilik evet iyiyim diyordum ama en ufak bir boğaz enfeksiyonunda kulaklarım tıkanıyor sürekli kulaklarımı yıkatmaya gidiyordum. Bu böyle olmayacaktı. Kızımı geceleri az duyar olmuştum. O süreçte telefon ile sağ kulağımla konuşmaları anlayabiliyordum. Ama gün geçtikçe bu da azalmıştı. Araştırmalarım ve yapılan muayeneler sonucunda işitme kaybıma tek çarenin koklear implant olacağını öğrendim. Annem ve babam uzaktan akrabaydı. Babaannem, büyük amcam, babam, amcamın bir kızı ve diğer amcamın bir oğlu da işitme kayıplıydı. Genetik faktör en büyük etkendi ve benim işitme kaybım doğuştandı. Ameliyatın yapılabilmesi için psikolojik olarak hazır olmam gerekiyordu. Ama ben çok korkuyordum. Ameliyat öncesi çift taraflı kulak arkası işitme cihazı kullanmaya başladım. Çift taraflı işitme cihazıyla sesler mükemmeldi. Evet, olmuştu ameliyata gerek yoktu ya da ben öyle sanıyordum. Ama kulağı duymayan biri nasıl öğretmenlik yapabilirdi ki? Korkuyordum. Araştırmalarım sonucunda E-KPSS ile karşılaştım. Şartları taşıyordum raporu almıştım artık resmen işitme engelli olmuştum, bu beni çok yaralamıştı sanırım ama artık bu durumu kabul etmek zorundaydım. Evet, ben işitme engelliydim. Sene 2016 Nisan ayında E-KPSS’ye girdim ve Türkiye 2.’si olarak memleketime kadrolu atanmıştım. Kulağımın atanmama vesile olacağını hiç ama hiç aklıma getiremezdim. Psikolojik olarak oldukça rahatlamıştım. Ama kulağıma gelen sesler her geçen gün azalmaya devam ediyordu. İşitme cihazlarım işe yaramıyor muydu artık? Araştırmalara başladım. Sosyal medyadan koklear implant sayfalarına üye oldum. Yorumları okuyordum mucizeleri görüyordum. Ameliyat olan birkaç kişi ile iletişime geçtim ve bana sürekli tavsiyede bulunup bir an önce ameliyat olmam gerektiğini söylüyorlardı. Araştırmalarım sonucunda artık başka çarem kalmamıştı ameliyat olmaya karar vermiştim. Ailem ameliyata sıcak bakmıyordu çünkü ameliyatın yan etkileri onları korkutuyordu. Hemen markaları ve cihazları araştırmaya giriştim. Ama aksilik olmuştu ve bu dönemde ameliyatlar durdurulmuştu. Kulak arkası işitme cihazlarım kulağımı çok yormuştu ve seçeceğim işlemcinin kablosuz olması tercihimdi. MED-EL firmasının tam istediğim gibi kablosuz bir işlemcisi olduğunu fark ettim. Pil derdi yoktu şarjlıydı hafif ve estetik bir işlemciydi. Adı Rondo 2. Bunun yanında, MR gerektiren durumlarda tekrar ameliyat olmamam için MR’a uyumlu MED-EL Synchrony ST adında bir iç parça seçeneği de vardı. Ameliyat için çağırılmayı beklediğim bu süreçte çevrem, arkadaşlarım, öğrencilerim artık duymadığımı iyice anlıyorlardı. İnsanlardan oldukça uzaklaşmıştım. Kimseyle sohbet etmiyordum. Sosyal hayatım tamamen sıfıra inmişti. Okuluma gidiyor evime geliyordum. Her sabah okula giderken Allah’ım beni utandırma ne olur? Diye hep dua ederim. İnsanları anlamaya çalışma çabası beynimi çok yoruyordu. Ameliyat olmalıydım hem de aciill!!!

Tavsiye üzerine İstanbul’da GOP hastanesini araştırmaya başladım. 27 Şubat 2019 tarihinde benim için çok değerli doktorum Mehti Şalvız Bey ameliyatımı başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Hiçbir şikayetim ağrım sızım olmadı. Güzel bir İstanbul turu sonrası artık memlekete dönebilirdim. Başta uçaktaki basınç etki eder korkusu yaşadım ama doktorum beni bu konuda rahatlatmıştı ve uçağıma binip sorunsuzca memleketime dönmüştüm.

İlk Açılış

Aradan geçen 1 hafta süre sonunda değerli odyoloğum Muhammed Bey aramıştı. Dış işlemcimin açılışı için beni de Samsun’a çağırmıştı. 15 Mart 2019’du artık Rondo 2’me kavuşmuştum. Uzun süre duyamadığım o müthiş capcanlı sesler beni mutluluklara boğdu. Sesin ahengi muhteşemdi. İlk önce bayan sesi gibi incecik gelen erkek konuşma sesleri beni kahkahaya boğuyordu. Odyoloğum bana birkaç kelime tekrarı yaptırdı. Başarılı olmuştum. Başta 3 harfli kelimeleri anlamakta zorlanıyordum. “Top” denilirken “Tüp” anlıyordum. İlk başlarda bu çok çok normaldi. Düzelecekti, inanıyordum. Mutluydum hem de çok. İşte o an dedim ki ‘’Ben işitme cihazlarımla duyuyorum sanıyormuşum ama meğerse duymuyormuşum. İmplant bir mucize. İyi ki implant var iyi ki Rondo 2‘’ Evet sesler başta inanılmaz canlı ve yüksekti. Araçta giderken tekerleğin yola sürtünürken çıkardığı o acayip ses beni deli etmeye başlamıştı. Evet, artık duyuyordum hem de her şeyi. Aracımdaki müziği açıp eşlik etmeye başladım. Evde düdüklü tencerede yemek pişiriyordum. Mutfaktan kaçarak uzaklaşmıştım eşime seslendim yaklaşma tencere patlayacak dedim. Eşim çok sakindi. Bu sesin her zamanki ses gibi çıktığını söyledi. Şaşkındım. Eskiden ben böyle duymuyordum ama. Kızım yan odadan sesleniyordu duyuyordum evet efendim diyordum.

Normal Hayata Dönüş

Okuluma başlamıştım öğrencilerimi çok net duyuyor anlıyordum. Tahtaya dönükken bana seslenen öğrencilerime söz hakkı verip ne söylediklerini anlayabiliyordum. Bu tarifsiz bir mutluluktu. Öğretmenler odasında muhabbetlere dahil oluyor, daha neşeli, daha aktif, sosyal ve girişken olmuştum. Artık kendime güvenim gelmiş, ben de diğer insanlar gibi duyuyor anlıyordum. Kısa bir süre sonra Artone Max 3′ ü aldım. Aman Allah’ım lisede dinlediğim nostalji şarkılar. Çok özlemiştim müzik dinlemeyi. Şimdi gelen her sese odaklanıyor sesin neye ait olduğunu nereden geldiğini dikkatle dinliyordum. Telefonumdan şarkılar dinliyor, filmlerin keyfini çıkarıyordum. Çok özlediğim telefon görüşmesini ilk eşimle daha sonra annemle, babamla ve kardeşimle deneyimledim. Aman Allah’ım artık anlıyordum bu sorunu da yavaş yavaş çözüyordum. Çok mutluydum. Tabi ki bu süreç içerisinde zamanı geldikçe ayara gidiyor İstanbul’da kontrollerimi yaptırıyordum. Yapılan testlerim çok olumluydu. Telefon görüşmelerimde çevreyi her geçen gün genişletiyordum.  Yabancı biri ile ilk deneyimim bankanın müşteri hizmetleri olmuştu. Zamanla velilerimi aramaya başladım. Öğretmen arkadaşlarımla oturma günleri yapmaya başladık eşim ve kızımla sinemalara gidiyor müzik konserlerine katılıyorduk. O yaz tatile Antalya’ya gitmiştik. Rondo 2’min WaterWear’ını alarak havuzda da duymanın keyfine vardım.

Son ayarım sonrasında normal bir kulak seviyesinde duyabildiğimin haberini testime bakarak görmüş oldum. Şuan ki Covid-19 virüsü sebebiyle pandemi sürecinde tatil olan okulumdaki öğrencilerime uzaktan eğitim ve canlı dersler veriyorum. Okulumda uzaktan eğitime ilk başlayan canlı olarak ilk ve tek ders anlatan ben olmuştum. Okuldaki arkadaşlarım da bu ameliyatın mucizesinin farkındalardı. Uzaktan eğitimle her gün ders anlatıyor ve öğrencilerimin yüzlerini görmeden kimin ne dediğini anlayabiliyorum. Bu benim için bir mucize…

Benim bir sloganım var İYİ Kİ RONDO 2 🙂

Teşekkürler Tuğba Hanım,

Comments

comments

ÖNERİLEN GÖNDERİLER