KONUKLARIN KALEMİNDEN

5 duyu organımızın değeri ancak hayatımızdan bir sebeple eksildiğinde anlaşılır. Bunun önceden pratiğini yapmamız bile bunu anlayabilmemiz için asla yeterli değildir!

Normal doğum ile dünyaya gelen kızımız Zeynep’in doğuştan işitme engelli olduğunu doğumdan hemen sonra yapılan işitme tarama testlerinde kalmasına, ilerleyen ABR (İşitsel Beyinsapı Yanıtları) testlerinden geçememesine rağmen ancak Zeynep 9 aylıkken kabullenebildik. Bebekken bize verdiği tepkiler, hareketliliği ve enerjisi sanki tüm test sonuçlarının aksini iddia ediyordu. Doğumdan itibaren neredeyse her hafta farklı kliniklerde yaptırdığımız işitme tarama testleri ile başlayan zorlu yolculuğun ilk durağı, Zeynep’in 5 aylıkken işitme cihazı ile tanışması oldu.

Aslında ilk işitme kaybı teşhisi konulduğunda ve akabinde kulak arkası işitme cihazımızı araştırırken hep bir umutla testler için farklı kliniklere gittik. İşitme cihazından fayda görülmemesi halinde ameliyat seçeneğinin olduğunu ve bu sürecin aileler açısından zorlu olduğunu gerek Türkçe gerekse yabancı kaynaklardan okumamız bizi nasıl bir sürecin beklediğini anlamamıza maalesef yetmedi.

Zeynep çok hareketli ve yaşam enerjisi yüksek bir bebekti, uykuyu pek sevmez ama oyunlara, hele hareketli aktivitelere bayılırdı bu nedenle az da olsa hareketsiz kalarak kulağa sabit bir cihaz takması ve onu yürüteci ile evin bir köşesinden diğer köşesine hızla giderken ellememesi asla düşünülemezdi. 8 aylıkken kulağındaki işitme cihazını bize karşı tehdit aracı olarak kullanmaya başlamıştı bile, iştahı olmadığında yemek yedirmek ya da uyku saati geldiğinde uyutmaya çalışırken protesto etmek için cihazı hemen eline alır gözlerimizin içine bakarak kıkır kıkır gülerdi. Zeynep’in işitme cihazını takmasındaki ısrarımız ve tüm gün bol sohbetle geçen günlerimiz neticesinde “anne”, “mama” kelimelerini ifade etmeye başlamıştı.

Ben de eşim de mühendisiz, ikimizde özel sektörde üretimden sorumluyduk. Bu sebeple, doğumdan sonra Zeynep’in işitme yolculuğunun belirsizliği ve süregelen tarama testleri ve kontrolleri sebebiyle önce ücretsiz izne ayrıldım ve akabinde kızımın sağlığı için hiç tereddüt etmeden 2 yıl iş hayatıma ara verdim.

Araştırmalarımız ilk zamanlar detaylı işitme tarama testleri için klinik, hastane ile başladı akabinde kulak arkası işitme cihazı, Zeynep 9. ayına geldiğinde koklear implantasyon ameliyatı ve seçeceğimiz cihazın araştırılması ile devam etti. Zeynep uyuduğunda neredeyse tüm günümü bu araştırmalara ayırıyordum eşim de erişebildiği tüm Türkçe, İngilizce kaynakları daha ayrıntılı incelemem için bana bırakıyordu. MED-EL markasına ait implantların diğer markalara göre üstün olduğunu ve yurtdışında olduğu gibi yüksek işitme kayıplarında çift taraflı implantasyon olmamız gerektiğini yaptığımız detaylı araştırmalar ile öğrendik. Bu araştırmalarımızda Değerli Odyoloğumuz Sn. Julie KOŞANER’in yayınlamış olduğu makaleleri ve yayınları bize ışık tutmuştur. MED-EL gerek kulağa implante edilen parçada gerekse dış ünitesindeki ses teknolojisi ile bizim için en iyi seçenekti. Yoksa bu araştırmayı tek hedefi satış olan ticari firmalara bırakmamız kabul edilemezdi. Firmamız MED-EL ile de ilk tanışmamız bu şekilde oldu. Bu ön tanışma Zeynep’in zorlu yolcuğunda ikinci durak olmuştur.

Üçüncü ve en önemli durağımız, pek değerli cerrahımız Sayın Uzm. Dr. Levent OLGUN ile tanışmamız, hemen akabinde ameliyat öncesi tetkiklerimizin olumlu sonuç vermesi ile ameliyata hazırlanmamız olmuştur. Bize en önemli tavsiyesi, erken yaşta müdahale ve ülkemizde SGK’nın sadece tek kulak ameliyatlarını karşıladığı dönemde kızımızın akademik gelişimi için çift taraflı implantı önermesi olmuştur. Levent hocamız 9 aylık kızımız için sadece bir doktor değil aynı zamanda bu zorlu yolculukta bize umut vererek Zeynep’i ameliyat sonrasında adeta bir baba şefkati, sevgisi ile kucaklamıştır. Kendisine şükran borçluyuz.

Zeynep ilk ameliyatını 11 aylıkken sağ kulağından 13 aylıkken sol kulağından oldu ve her iki ameliyatı da başarıyla geçti. Hareketli, enerjisi yüksek kızımız Zeynep ne var ki ameliyat sonrası başındaki sargıyı çözmede de hızlı davrandı😊 Peki sargılar kaldırılınca ne olacaktı… Zeynep sesleri gerçekten duyabilecek, bize sesle, konuşma ile tepki verip cihazından fayda görebilecek miydi? O günlere ilişkin tek kaygımız buydu. Zorlu günlerde bize her bakımdan destek olan ailemizden aldığımız güçle bunun da üstesinden geleceğimize inanıyorduk.

Zeynep ilk ameliyatına giderken sıralamaya başlamıştı yürümek, koşturmak için olağanüstü gayretliydi. Aynı gayreti ilk ameliyatı sonrası toparlanmada, kulak arkası dikişlerinin tedavisinde ve hemen sonrasında koklear implantasyon cihazımızın ilk açılışı sonrası sese karşı verdiği tepkilerle de gösterdi. 1. yaş doğum gününe sadece 1 gün kala “baba”, akabinde birkaç gün içerisinde “maymun” söylediği ilk kelimeler oldu. Kelimelerin ikisi de tesadüf değil çünkü ameliyatımız yaşadığımız şehirden 600 km uzaklıkta babasından ayrı geçirdiği bir dönemdi, ameliyatından sonra babası onu ilk kez cihazlanmış olarak doğum gününde ziyarete geldiğinde görecekti. “Maymun” kelimesi ise kızımız Zeynep’in tedavisinde her şeyi cerrahi müdahaleye bırakmadığımızı, implant cihazımından bir mucize gerçekleştirmesini beklemediğimizi ve 24 saat onun eğitimiyle ilgilendiğimizi kanıtlar niteliktedir. Zeynep bebekken hayvanları çok severdi, işitme kontrollerimizden onu hayvanat bahçesine alıp götüremedik evde kuşumuz haricinde bir hayvan besleyemedik ama oyuncak koleksiyonumuzda 30’dan fazla hayvanımız vardı onun en sevdiği oyuncağı maymunuydu.

Zeynep’in 11 aylıkken geçirdiği ameliyat, 1 yaşı itibariyle implant seslerini alarak bize cevap vermesi diğer kulağımızdan da biran evvel ameliyat olup cihazlanmamız için bize umut veriyordu. Çok şükür her şey yolunda gitti ve 13 aylık olan Zeynep bu sefer annesinin doğum gününde ikinci ameliyatını başarıyla atlattı. 14 aylıkken iki implantını da takıyordu. 2 ay içerisinde ilk ayarlarımız tamamlanmış ve iki kelimeli cümlelerimiz gelmeye başlamıştı. İlk örneklerden biri, bebeklik dönemi rutin aşısı koluna vurulduktan sonra dedesinin kucağında bir an evvel hemşireden uzaklaşmak için kurduğu “Mont nerde?” cümlesidir.

Vee Zeynep 15. ayı itibariyle ilk ve tek işitme öğretmeni pek Sevgili Nazlı YILDIRAN AKBAŞ öğretmeni ile tanıştı, Zeynep artık yürüyor, koşturuyor, asla yerinde durmadığından derslerimiz de bir o kadar hareketli ve eğlenceli geçiyordu. Biz de anne ve babası olarak derslere eşlik ettiğimizden bir öğretmenin bir bebeğin hayatına nasıl dokunduğuna kah gözyaşlarıyla kah kahkalarla şahitlik ediyorduk. “Güzeller güzeli Zeynep’le yolumuz dil edinimi için kritik dönemin başlarında kesişmişti. Kendisi için en uygun ve en erken şekilde cihazlanmış, hiç vakit kaybetmeden eğitime başlamıştı. Zeynep’in eğitimi için mesleğine ara vermiş bir annesi ve keza çok ilgili bir babası vardı. Her şeyin yolunda gitmesi için gerekli tüm maddeler yerli yerindeydi yani. Erken cihazlanma, erken müdahale, erken eğitim, ilgili aile… Nitekim süreç planlandığı gibi tıkır tıkır işlemiş oldu. Zeynep her geçen gün bizi şaşırtıyor, gözümüzün önündeki değişimi doğru yolda olduğumuzu bize gösteriyordu. Ne önersek ikiletmeyen, bire bin katan, zaman içinde aile gibi olduğumuz ailesiyle Zeynep okula başlamadan okuma yazmayı öğrenen, özel eğitim desteğine ihtiyacı kalmayan bir çocuk haline geldi. Buna şahitlik etmek benim için paha biçilemez. Yolu her daim ışıkla dolsun, canım Zeynep’imin” cümleleriyle ifade eder Sevgili Nazlı öğretmenimiz.

15. ayımızdan 36. ayımıza kadar Zeynep’in ağzından çıkan her yeni kelimeyi, sonraları cümleleri bir mıh gibi sakladık. Ameliyatlarımız ardından gelirimizin neredeyse üçte birini Zeynep’in eğitimi için harcıyorduk, bu eğitim harcamalarında en büyük giderimiz kitaplarımız ve oyuncaklarımızdı. Trakya Bölgesi’nin nadide eğitim kurumlarından ilk eğitim kurumumuz Marmaram Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ekibinde emeği geçen tüm öğretmenlerimize ve kurucusu Değerli Dr. Gülçin BABAOĞLU’na minnettarız.

36. aya kadar diyorum çünkü bu yaş Zeynep için yeni bir dönemin başlangıcıdır. Kendisine verilen emekleri bize misliyle veren kızımız artık kreşe annesi de işe başlamıştı. 37.ayında yaşıtlarıyla 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni sahnede kutlaması, arkadaşlarıyla koroda şarkı söylemesi bizi umutlandırdığı kadar gözyaşlarına da boğmuştur. Nitekim 4.yaşında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gösterilerinde işitme engelli çocuklarımızdan oluşan bir dansta danstaki başarısı ve grubun en küçüğü olarak belediye başkanımızın bile sevgisini kazanmıştır.

İlk dönemlerde 3 ve 6 aylık periyotlarla ziyaret ettiğimiz pek Değerli Odyoloğumuz Julie KOŞANER’in de tavsiyeleri bizim için rehber olmuştur. Odyoloğumuz o günleri “Zeynep’in hareketli bir bebek olması sebebiyle ilk zamanlarda cihaz ayarları oldukça zorlu geçiyor, uğraş istiyordu. Ancak aile, önerilerimizi dinledi ve uyguladı. Her zaman cihazın ayarlarını önemsediler ve aksatmadan bu süreci devam ettirdiler.” olarak anlatır.

Zeynep, kreş döneminde FM sistemini kullanmaya, erken yaşta yabancı dil eğitimine başladı. Dans, jimnastik ve yüzme derslerini de tecrübe eden kızımız işitme eğitimimizin son aşaması olan okuma yazmaya hazırlık sürecini de başarıyla tamamladı. 6 yaşında, 2020 Şubat ayında ilk kelimelerini okumuş, o minik elleriyle yazmış ve bizi paha biçilemez şekilde mutlu etmişti.

Eylül 2020’de ilkokula başlayan kızımız bugüne kadar kendisine verilen emeklerin bir mükafatı ve azmi ile uzaktan (online) eğitimini de başarı ile tamamladı. Bu zorlu pandemi şartlarında bile uzaktan eğitimi işitsel dikkat ve dinleme becerisini geliştirmede bir fırsat olarak değerlendirdik ve derslerimizden büyük fayda sağladık. Zeynep’in ilkokul öğretmeni Değerli Yasemin GÖNÜLAL ÇELİK Öğretmenimiz Zeynep’i “Zeynep’le tanıştığımız zaman ailesi bilgi vermese kulak problemiyle ilgili hiçbir şey dikkatimi çekmemişti. Benim gördüğüm hayat dolu, pırıl pırıl bakan, iyi yetiştirilmiş bir çocuktu. Daha sonra ailesi durumundan bahsetti. Ben de öğretmen olarak ne yapmam gerekiyorsa Zeynep’in yanındaydım. Pandemi kısıtlamaları öncesi yüz yüze eğitimde birlikteydik. Ders anlatırken FM Sistemini kullanıyorum. Online eğitimde de ayrı kamera ve yakınlaştırıp dudak hareketlerimle de rahat takip etmesini sağlamaya çalışıyorum. Haftada 7 saat birlikte destek eğitim çalışması yaptık. Dediğim gibi birlikte ders yapması zevkli, cıvıl cıvıl bir kuzu o. Ailesinin ilgisiyle çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum.” olarak anlatır.

Dinamik hayat dolu Zeynep’imizin dil edinimini sağlamamız için sosyal olmasına büyük önem vermemiz gayreti ile hem kendinden küçüklere olan hassasiyeti hem de kendinden büyüklerine olan saygısı ve sevgisi ile oldukça sosyal ve komik bir kız oldu. Bebeklerini İngilizce konuşturan kızımız, büyükanne ve büyükbabasına da görüntülü telefon görüşmelerinde yemek tarifi, İngilizce eğitimi verir. Sınıfında ezberlenen en uzun şiirler, en uzun masallar Zeynep’e aittir. Evde, seyahatlerde, bir etkinlik sırasında arka planda müzik dinlemeyi, Türkçe ve yabancı şarkılara eşlik etmeyi, şarkı söylemeyi çok sever. Çocuk parklarında, oyun alanlarında yaşıtlarıyla bir arada olmaktan çok keyif alır. Bisiklet ve scooter yarışlarına ise bayılır.

Bugüne kadar işitme dezavantajını hissetmemiş kızımız için sevgilerini, desteklerini biran olsun eksik etmeyen başımızın tacı ailelerimiz, cerrahımız, odyoloğumuz, cihazımız ve çok değerli öğretmenlerimiz en büyük şanstır.

Eğitimle, azimle, sevgi ve umutla geçirdiğimiz yedi yılımız sonunda biliyoruz ki Zeynep’imizin daha nice başarıları eklenecek ve firmamız MED-EL hep bizimle olacak.

Teşekkürler Gözde Hanım,

Comments

comments

ÖNERİLEN GÖNDERİLER